əˈʃɔːrəns
Güvence, teminat, vaat, söz
Promise, pledge, confidence, security
Eş anlamlılar: Promise
Türevler: Assurances
Örnek Cümle
He gave an assurancethat the work would be completed by Wednesday.
O işin çarşamba gününe kadar tamamlanmış olacağının güvencesiniverdi.