kənˈfrʌnt
Yüz yüze getirmek, yüzleştirmek
Meet or deal with something
Eş anlamlılar: Face
Türevler: confronts,confronting,confronted
Örnek Cümle
As she left the court, she was confrontedby angry crowds who tried to block her way.
Mahkemeden çıkınca yolunu kesmek isteyen öfkeli bir kalabalıkla yüz yüze geldi.