ˌkaʊntəˈbæləns
Karşılamak, eşit güçle karşı koymak
Have an equal but opposite effect
Eş anlamlılar: Act against
Türevler: counterbalances,counterbalancing,counterbalanced
Örnek Cümle
Riskier investments tend to be counterbalancedby high rewards.
Riskli yatırımlar yüksek ödüller ile karşılanmakeğilimindedir.