Eğitim Danışmanı
Çevrimiçi (online)
Kelime
ˈkrɪpl̩
Sakatlamak, kötürüm bırakmak, felce uğramak
Injure sb so that they are unable to walk
Eş anlamlılar: Disable
Türevler: cripples,crippling,crippled
Örnek Cümle
She was crippledin a car accident.
O bir araba kazasında sakat kaldı.