dɪˈspɜːs
Dağıtmak, gidermek, yaymak
Scatter or move away over a large area
Eş anlamlılar: Scatter
Türevler: disperses,dispersing,dispersed
Örnek Cümle
Police used tear gas to dispersethe crowd.
Polis kalabalığı dağıtmakiçin göz yaşartıcı gaz kullandı.