ɪmˈpres
Etkilemek, baskı yapmak, iz bırakmak
Cause someone to admire
Eş anlamlılar: Affect strongly
Türevler: impresses,impressing,impressed
Örnek Cümle
He tried to impressme with his extensive knowledge of wine.
O geniş şarap bilgisiyle beni etkilemekiçin çalıştı.