ɡrænd
Büyük, yüce, ulu, heybetli
Important and large in degree
Eş anlamlılar: Large
Türevler: grander,grandest
Örnek Cümle
His job has a grandtitle, but he's little more than a clerk.
İşinin heybetlibir ünvanı vardı ama kendisi bir katipten biraz daha fazlasıydı.